Yeni Hasat Başlıyor…

Erken HasatHerkese merhaba,

Yakın çevremin, annemin kış ortasında yine Akçay’a gitmesinden anladığı üzere zeytin hasatı başlıyor efendim. Kısaca bilgi vermek gerekirse; Edremit körfezinde zeytinler Ekim ayında yeşilden sarı renge dönmeye başlar. Ay sonuna doğru kırma zeytin yapmak için toplamaya hazır hale gelir. Kasım ayında ise yeşil mor arası bir ton alır, ebatları büyür, iklim şartlarına göre Aralığa kalmadan yağlık ve sofralık yeşil zeytinler toplanmış olur. Siyah zeytinler farklı bir ağaçta mı yetişir derseniz, hayır elbette, meyvenin biraz daha olgunlaşmasını beklerseniz  sofralık siyah zeytininizi de aynı ağaçtan elde edersiniz.
Bu günlerde pazarlarda işlenmemiş zeytinler görülmeye başlandı. Ben alır kendim yaparım diyorsanız ne ala, ancak tezgahlarda fiyatı biraz da pahalı olan Edremit çizik zeytin için, satıcı bu senenin ürünü diyorsa sakın inanmayınız. Zira zeytinin toplandıktan sonra acı suyunun çıkması ve yenilebilir kıvama gelmesi 2-3 ayı bulur. Erken olgunlaşmasını sağlamak için kimyasal katkılar kullanan satıcılar malesef artık zeytinciler için de bir tehdit oluşturuyor.
Erken /ilk hasat yağlar için durum ne derseniz; evet erken hasat yağlar pahalıdır çünkü normalde 6-7 kilo zeytinden 1 litre yağ elde edilirken, erken toplanan zeytinlerde bu oran 10 kiloda 1 litreye düşer. Erken hasat yağlar (gurme yağ da denir) asit ve oksidasyon oranı düşük genç meyvelerin soğuk sıkım ile 5-6 saat içerisinde yağa dönüştürülmesi ile elde edilir. Bu yüzden maliyeti yuksektir. Olgun hasat yağlara göre tadı meyvemsi, aroması ve kokusu baskındır. Antioksidan özelliği en üst seviyede olan ve bolca klorofil içeren bu yağı, ışık ve ısıdan koruyarak uzun süre muhafaza ettiğinizde, kahvaltı salatalar ve yemeklerinizin haricinde ilaç niyetine de sabah ve akşamları birer kaşık içebilirsiniz. Yani ağzının tadını bilenler için tüketilebilecek en sağlıklı ve kaliteli yağdır.
Her yazımda geçen zeytindeki antioksidan özelliğine ayrı bir başlık açacağım. Şimdilik Canan Karatay’ın  da dediği gibi “en sağlıklı meyve suyu zeytinyağıdır” diyerek bitireyim.

Hepimiz için bereketli bir hasat dönemi olması dileğiyle…

Sabunları Karşılaştıralım

soap-1509963_640Ev yapımı zeytinyağı sabunu yaklaşık 40 derecede, kostik, su ve yağın karışımı ile hazırlanır. Bu sebeple zeytinyağının içerdiği E,D,K vitaminleri kaybolmaz.  Saç köklerini besler, dökülmeyi önler ve saçların hızlı uzamasını sağlar. Şampuanlar gibi kimyasal madde ihtiva etmediği için, tüm cilt tiplerinde kullanılabilir. Vücudun yağ oranını dengeler, saçlara doğal bir nem, yumuşaklık ve parlaklık verir.

Zeytinin tüm iyileştirici özelliklerini barındıran zeytinyağı sabunu egzama, sedef gibi deri hastalıklarında da olumlu sonuç verir. Antiseptik özelliği sayesinde ciltteki gözenekleri küçültür, sivilceleri zamanla yok eder. Hijyenik bir ortamda yapılan doğal zeytinyağı sabununu çocuklarınız için güvenle kullanabilirsiniz.

Fabrikasyon üretim sabunlar ise, yazının sonunda liste halinde vereceğim kimyasal ve boya benzeri sunni maddeler ile yapıldığından deterjandan farklı değillerdir. Deriden emilen bu maddeler ile temizleme amacından çok cildi kurutur, sağlığa zarar verirler. Market raflarında gördüğümüz kimi markalar doğal zeytinyağı sabunu adı altında hayvansal yağ, prina yağı ve düşük kaliteli atık yağlar kullanırlar. Az miktarda kullanılan zeytinyağı da yüksek ısılarda, büyük tanklarda kaynatıldığından olumlu özelliklerini kaybeder.

Maliyeti düşürmek bakımından kimyasal yöntemlerle çıkarılan riviera ve rafineri yağ kullanımı, meyvenin doğal asiti yerine kimyasal asit kullanımı gibi sebepler neticesinde çıkan ürün sabuna benzer, köpürür, lekeleri çıkarır ancak cildimize uzun vadede büyük zarar verir.

Son olarak her iki sabunu yapmak için gerekli malzemeleri sayarak yazıyı bitirelim. Kararı siz verin:-)

Ev yapımı doğal zeytinyağı için gereken şeyler:

Su, saf zeytinyağı, kostik, kazan tipi büyük tencere, kalıp ve 60 gün süre

Fabrikasyon kalıp sabun için gereken şeyler:

1) Tinopol : Optik beyazlatıcı
2) Titendioksit: Sabunun rengini açmak için kullanılır.
3) Türpinol : (SC) a)Antioksidan b)Ağır metal katyonlarını sağlar. c)Stebilizatördür.
4) Tansil: Ağartma toprağı olup don yağının rengini açar.
5) Blauhit : Sabun hamurunun pişmesi sırasında sabunun rengini açar.
6) Bistanol : a) Cildin kurumasını önler b)Dış yüzeye parlaklık verir. c) Çatlamayı önler ve iyi köpürür. d)Sabuna plastiklik kazandırır.
7) Edta : Metal katyonlarını komplex şekilde bağlar.
8) Cosevin : Sabunun bozulmasını önleyen antioksidanlardandır.
9) CMC : a) Sabunun yüzey aktifliğini arttırır. b) Lifteki kirleri taşır ve obsorplar
10) Calgon : a) Ca Mg iyonlarını bağlar, suyu yumuşatır. b) Kirlerin liflere yapışmasını önler.
11) Komperland (KI) : a) Köpükte stabilite sağlar. b) parfümü bağlar c) Cildi korur d) Köpük yapımına etki eder.
12) Linolin : a) Cilde yumuşaklık verir. b) Cildi nemli tutar.
13) Lusidol : Renk açmak için kullanılır.
14) Vazelin : Linolin ile aynı işlemi yapar.
15) Kükürt : Dezenfektan özelliği gösterir.
16) Alüminyum sülfat : Suların temizlenmesinde kullanılır.
17) Na Hipoklarit : Tortu sabunlarının rengini agartmada kullanılır.
18) Hipoklorik asit : Suların yumuşatımında kullanılır.
19) Fosforik Asit : Sodyum klorit ; Ağartmada kullanılır.

Zeytinyağı neden pahalıdır ?

Pahalıdır çünkü çok değerlidir diyerek başlayalım.

Talebin artması, ancak üreticinin fiyatı daha çok yükselecek beklentisiyle ürünlerini piyasaya sürmemesi, Rekoltenin (toplam ürün miktarının) düşmesi, çiftçimizin dünyanın en pahalı mazotunu kullanması.

Ekonomi haberlerinde en çok duyduğumuz 3 sebep bunlardır. Şimdi biraz daha özelleştirerek anlatmaya çalışayım.

Ege bölgesindeki zeytin ağaçları genelde yaşlı ağaçlardır ve bunların bakımı hasatı daha meşakkatli, maliyetlidir. Denenen hasat yöntemleri ağacın dallarına zarar verdiğinden, meyve bir sene çok olur takip eden sene yok denecek kadar az. Ürünün az olduğu sene zeytinyağı zam şampiyonu olur. 🙂

Kış mevsiminde dallardan tek tek toplanması, bekletilmeden soğuk sıkıma gönderilmesi ve kimyasal kullanmadan meyvenin suyunun çıkarılması (vitaminini ve antioksidan özelliğini kaybetmemesi asıl amaçtır) mekanik yöntemlerle yapıldığından üretici için oldukça maliyetlidir.

Yaklaşık 10 kilo erken hasat zeytinden 1 kg sızma yağ elde edilir. Sofralık yeşil zeytinin fiyatının da oldukca yüksek olduğu düşünülürse, kimi üreticilerin ellerindeki ürünü yağ çıkarmadan da satmayı düşünmeleri normaldir.

Özetle:
Az/doğal ve kalitelidir.
İşlenmesi bakımı zahmetlidir.
İkamesi olmayacak kadar sağlıklıdır.

Herhangi bir kıyafete ya da market raflarında ne kadar beklediği, hangi yöntemle çıkarıldığı, hangi tarlanın hangi yılın ürünü olduğu bilinmeyen ürünlere harcadığınız parayı düşündüğünüzde aslında doğal sızma bir zeytinyağının pahalı değil değerli olduğunu göreceksiniz.

Not: Yunanistan ‘da kişi başı yıllık tüketim 20 litre iken Türkiye ‘de 1,8 litredir. Yani bizde zeytinyağı kullanımı, eğitim ve kültür işidir 🙂